Rabuna


[ RABUNA ]*

Tekniğime her zaman çok güvendim, dedi çayından bir yudum aldıktan sonra devam etti. Benim ilham perilerim tembeldi, bana çok yardımcı olmuyorlardı. Bu sebeple sorunu çözmek için tekniğimi kusursuzlaştırdım, bu sayede perileri ölen yazarlar gibi ortada kalmadım hiç.

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü83

Oldu Bitti


[ OLDU BİTTİ ]*

Dostlarım, insanlığın gelecekte olacaklar hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini düşünüyorlardı. Onlara, sizin için gelecek olan şey benim için sadece geçmiş, diyemiyordum üzülmesinler diye, anlatacak bir şey yok diyordum, her şey oldu bitti. 

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü215

Mantıklı Yalan


[ MANTIKLI YALAN ]*

"Yalan ciddi bir meseledir," dedi avukat, "bunu bir edebiyatçı olarak sizin daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum. Yalanın bir mantığı olmalı, sebepler ve sonuçlar arasında bir noktada hakikate temas etmeli yoksa hikayeye kimse inanmaz, kendiniz bile inanmazsınız." 

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü214

Korsan


[ KORSAN ]*

Şampiyonlar ligi finali vardı akşam. Ben de Kiev uçağından indirimli bir bilet aldım. Maç biletimin olmadığını uçak biletini aldıktan sonra fark etmem çok can sıkıcıydı. Stada kaçak girebilir miyim, diye düşünürken kaptan, uçağımızın kaçırıldığını anons etti.

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü213

Tanrının Gülüşü


[ TANRININ GÜLÜŞÜ ]*

Dün kısa, orta ve uzun vadeli planlar yaptım. Saatlerimi aldı ama harika oldu, bir plan dahilinde olunca her şey mümkün gözüküyor insanın gözüne. Çay koyup planların son okumasını yaptım. Sonra bir gülme tuttu, sorma, boğulacaktım az daha, tanrının adamıyım ben çünkü.

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü81

Hapishane


[ HAPİSHANE ]*

Burası zamanın dışında bir yer, burada her günü tekrar tekrar yaşayabilirsin. Hatta ayları, yılları bile. Zamanın burada hiç hükmü yoktur. Yüzler değişir, ruhlar yıpranır ama zaman dokunmaz buraya. Sonra bir gün, belki, zamanda atlama yapmış gibi çıkarsın hapisten. [80]

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü80

Mahpus


[ MAHPUS ]*

Karşılığını ödeyemeyeceğin yardımı kabul etmeyeceksin, dedi, bu seni köle yapar fakat birinin yardıma ihtiyacı varsa kimsenin ruhu duymadan yardım edeceksin. Burada orman kanunlarının geçerli olduğunu bilecek, ama insan olduğunu hiç unutmadan yaşayacaksın.

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü212

Tavuk Kanadı


[ TAVUK KANADI ]*

Sırt ağrılarım için doktora gittim. Ağrı kesici verip gönderdi. Birkaç güne kadar geçer, dedi. Geçmedi. Birkaç gün sonra kanatlarım çıkmaya başladı. Acı veriyordu bu yüzden sevinçten havalara uçamadım ama kanatlarım elbet bir gün beni uçuracaktı. Ne yazık ki o gün hiç gelmedi. Hanım kanatlarıma bakıp bakıp gülüyor, sana o kadar tavuk kanadı yeme demiştim, diyor.

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü79

Mülteci


[ MÜLTECİ ]*

Kırmızı ışıkta duran aracın camına cam suyunu sıktı. Silmek üzereyken şoförün mavi gözleriyle göz göze geldi. O anda kendini Akdeniz’in sularına batarken buldu. Kendilerini taşıyan mülteci teknesi batmış herkes canının derdine düşmüştü. Her şey bitti derken sahil güvenlik botundan uzanan el onu ölümün ellerinden kurtarmıştı. İşte o gün kendisini kurtaran elin sahibi şimdi camı indiriyordu. Tarifsiz bir heyecan içindeydi. Adam camı indirip, defolup gidin güzelim memleketimizden, diye bağırmaya başladığında dünyası ters dönüverdi. Eli ayağı kesilip yere çöktü. Yeşil ışık yandı. Adam gaza basıp gitti.

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü211

Metamorfoz


[ METAMORFOZ ]*

Karşısında kamera, burnuna dayanmış mikrofonu görünce kelimeleri belli bir sıraya koyup söylemek pek kolay olmadı ama sonunda başardı. Ben dedi, bir sabah uyandığımda kendimi bir karıncaya dönüşmüş olarak buldum. O gün bu gündür, durmadan çalışıyorum.

*[ izzet koçak ]

#mikroöykü78