İZZET KOÇAK
Olağanüstü
[ OLAĞANÜSTÜ ]*
Yağmur yağıyordu. Bir saçak altına sıkışıp kalmıştık. Yağmurdan korkmuyorduk ama ıslanmak tüylerimizi ürpertiyordu. Basit bir iyilik yapmak için yola çıkmıştık ama ona giden yolun bu kadar karmaşık olmasını beklemiyorduk. Bir dahaki sefere iyilik için olağanüstü hazırlanacaktık.
*[ izzet koçak ]
#mikroöykü157
Evlat
[ EVLAT ]*
Ona baban nasıl, diye sormadım. O da yatıyor, diye cevap vermedi. Nerede yatıyor, diye sormadım. O da Meydanbaşı'nda yatıyor, demedi. Ona başın sağ olsun, demedim. O da dostlar sağ olsun, demedi. Birkaç damla gözyaşı döktü toprağıma ve sonra gitti.
*[ izzet koçak ]
#mikroöykü63
Rüzgargülü
[ RÜZGARGÜLÜ ]*
Rüzgârgülü yazma isteğini artırıyor, onu havaya sokuyordu. Yazmadan önce karşı binanın çatısına bakıyor, bir süre onu izliyordu. Böylece yazmaya başladığında zihni, sanki kalemden kağıdın üzerine akıyordu. Ta ki o fırtınaya kadar, zihni donup kalmıştı kalemin ucunda.
*[ izzet koçak ]
#mikroöykü266
Kurban Bayramı Mesajı
[ BAYRAM MESAJI ]*
Kıymetli okur, kurban bayramınız mübarek olsun.
Bu bayram sevdiklerinize kavuşmanıza, sevmediklerinizden uzaklaşmanıza
vesile olsun!
*[ izzet koçak ]
#derkenar
Yemek Duası
[ YEMEK DUASI ]*
Yemeği yedim, elhamdülillah, elinize sağlık çok güzel olmuş tüm yemekler deyip kalkmaya yeltendim. Bir el dizime bastırıp kalkmamı engelledi. Olur mu amcası, bir yemek duası yapsın da öyle kalkalım, diyerek küçük kızı gösterdi. Aman Allah'ım, dedim. Kız çocuğu tüm övünç kaynakları birinci sınıf öğrencisine dört sayfalık yemek duası ezberletmek olan bir özel okula gidiyordu. Dizlerimin üzerine çöktüm. Dua bittiğinde tekrar acıkmıştım.
*[ izzet koçak ]
#mikroöykü145
Ben Şizofren Değilim!
Güray Süngü'ye
[ BEN ŞİZOFREN DEĞİLİM ]*
-Burada şizofren olduğunuz yazıyor.
-Ben şizofren değilim, Selim şizofren.
-Selim kim?
-Şizofren olan!
-Sen kimsin?
-Selim'in zihninde yarattığı kişiyim!
-Seni ben nasıl görüyorum öyleyse?
-Çünkü sen Selim'sin!
*[ izzet koçak ]
#mikroöykü19
Yarasız Acılar
[ YARASIZ ACILAR ]*
Bana saatlerce acılarından bahsetti. Onu sabırla dinledim. Sahip olduğunu iddia ettiği acılarının hiçbir önemi olmadığını söyledim. Buna çok bozuldu. Beni hiçbir şeyi anlamamakla suçladı. Yarasız acılara tahammülüm bir yere kadardı. Kalkıp burnunu kırdım, anladı o an!
*[ izzet koçak ]
#mikroöykü229
Bayram Edeceğim
[ BAYRAM EDECEĞİM ]*
İftarla birlikte sofradakilerin üzerine bir mutluluk yayılmıştı. Ramazanın güzellikleri ve bereketi ağızdan ağıza paslaşılıyordu. Son orta ona geldiğinde yedi saniyelik sonsuz sessizlik sofrayı kaplayıverdi. Vallahi, dedi sakince, bitsin bayram edeceğim.
*[ izzet koçak ]
#mikroöykü73
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)



.jpg)




